• +90 (312) 292 45 04
  • tto@etu.edu.tr

Araştırma Konuları

İnsanların gözleriyle gördükleri nesneleri tanıyabilmesi işlemini bilgisayarların da gerçekleştirebilmesi için uğraş veren araştırma alanıdır. Kameralardan alınan görüntüler üzerinde işlemler yapılarak, istenilen bilginin görüntüden çıkarılması bilgisayarla görü sayesinde gerçekleştirilmektedir. Bilgisayarla görünün belli başlı uygulama alanları arasında araç takibi, yüz tanıma, karakter tanıma, plaka tanıma, vb. konular yer almaktadır.
Öğretim Üyeleri
Çeşitli kaynaklardan alınan görüntüler üzerinde işlemler yaparak görüntünün daha istenilir bir şekile dönüştürülmesi, görüntüden bilgi çıkarımına uygun hale getirilmesini amaçlayan araştırma alanıdır. Görüntü işleme sonucu elde edilecek yeni görüntü bilgisayarla görü, örüntü tanıma, gerçek zamanlı video gibi aşamalarda kullanılacak şekile getirilmektedir. Görüntü işlemenin başlıca uygulama alanları arasında görüntü iyileştirme, arka plan çıkarımı, görüntü sıkıştırma, hareket tespiti, görüntü ayrıştırma gibi çalışmalar bulunmaktadır.
Öğretim Üyeleri
Gün geçtikçe yaygınlaşan ve karmaşıklaşan siber saldırılar, bilgisayar olaylarına müdahalede yeni teknikler geliştirilmesini gerektirmektedir. Esasen, olay müdahale ve delil toplama işleminin üç hedefi vardır. Bunlar; (i) saldırının etkisinin anlaşılması, (ii) tehditin karakterize edilmesi ve yayılma yönteminin belirlenmesi ve (iii) saldırı yolunun tespiti ve saldırının var olan güvenlik mekanizmalarını nasıl aşabileceğinin tespitidir. Bu hedefler sadece saldırı ile ilişkili birden fazla kaynaktan elde edilen veriler analiz edilerek gerçekleştirilebilir. Bu analiz süreci genellikle çok karmaşık, manuel ve yavaştır. Bu araştırmanın temel amacı bir saldırı sonrasında olay müdahalesini gerçekleştiren ekiplere olay çözümlemesinde yardımcı ve yol gösterici olacak bir sistemin geliştirikmesidir. Sistem proaktif bir şekilde birçok kaynaktan gelen verileri izleyip, harmanlama ve analiz etme suretiyle, verilerde neyin "doğru" olmadığını tanımlamaya çalışacaktır. Olay müdahalesi sırasında sistem, kendisine verilen olay bilgisinden başlayarak ağ ve sistem tabanlı bu verilerden, analistin iş akışına uyumlu veriler üretecektir.
Öğretim Üyeleri
Gömülü sistemler daha büyük bir elektronik ya da mekanik sistemin gerçekleştirdiği göreve özel bir işlevi, çoğu zaman gerçek zamanda hesaplama kısıtları altında, gerçekleştiren bilgisayar sistemleridir. Gömülü sistemler uygulamaya özel yazılım ve donanım içerir ve kendilerine ait bir mikroişlemcileri vardır. Günümüzde masaüstü bilgisayarlarında ve taşınabilir aygıtlarda özel görev tanımı olan grafik işlemcisi gibi donanımlar vardır. Bu tür özel hizmetleri hızlandıran donanım ve yazılım bileşenlerine sahip sistemlerin tasarlanması ve bu sistemlerin verimli kullanılması da gömülü sistem tasarımının konuları arasındadır.
İlgili Projeler
Kasırga İşlemcisi Tasarımı
Gömülü Grafik İşlemci Tasarımı,Destekleyen Kuruluş: Vivante
OpenGL ES Test Ortamı Geliştirilmesi ve Sürücü Testlerinin Geliştirilmesi,Destekleyen Kuruluş: Vivante
Öğretim Üyeleri
Disiplinler arası bir alan olan robotik, bilgisayar mühendisliği, elektrik ve elektronik mühendisliği ve makine mühendisliği alanlarından konular içerir. Robotik konusu, mobil robotlar (yerde, havada, suda, başka gezegenlerde bir yerden bir yere gidebilen) ve manipulator (robot kol) robotlar üzerine çalışmalar olmak üzere ikiye ayrılabilir. Robotların hareket şekilleri (rota planlama, hareket planlama), sensörlerden gelen bilginin işlenip anlamlı hale getirilmesi, elde edilen bilgiyi belirli bir amaca yönelik olarak kullanabilecekleri programların yazılması, farklı uygulama alanlarına göre robot gövde tasarımları, robotların insanlarla etkileşimi, robot takımların etkin şekilde çalışmalarını sağlayacak algoritmalar, vb. konularda araştırma ve uygulama alanları bulunmaktadır.
Öğretim Üyeleri
Bilgisayar mimarisi, bilgisayarların donanım kısmı ile ilgilenir. İşlemci mimarisi, düşük güç tüketimi, performans arttırımı bilgisayar mimarisinin temel konularındandır. Özellikle düşük güç tüketimi ve çok çekirdekli işlemciler, sunucular son yılların güncel konularındandır. Bu çalışmaların yanı sıra, geçici hatalar(soft error) ve grafik işlemcileri ile ilgili araştırmalar yapılmaktadır.
İlgili Projeler
 "Geçici Hatalara Karşı Dayanıklı Mikroişlemciler", Tübitak-COST Projesi, 2012 - 2015
Öğretim Üyeleri
Büyük miktarda veri arasından işe yarar verilerin tespiti, bilgi çıkarımı, veri analizi ve buna bağlı karar verme işlemi ile ilgilenen araştırma alanıdır. Belli başlı uygulama alanları arasında sosyal ağ analizi, büyük veri (big data) analizi, döküman içerik tespiti, metin madenciliği, biyoinformatik, meteorolojik veri analizi, coğrafi bilgi sistemleri, vb. sayılabilir.
Öğretim Üyeleri
Doç. Dr. Osman Abul, Yrd. Doç. Dr. Tansel Özyer, Yrd. Doç. Dr. Ahmet Murat Özbayoğlu
Makinelerin insanlar gibi öğrenerek karar verebilmeleri üzerinde çalışan araştırma alanıdır. Üzerinde yoğunlaşılan teknikler arasında doğrusal sınıflandırıcılar, Yapay Sinir Ağları, Karar Ağaçları, İstatistiksel Öğrenme Metotları, Destek Vektör Makineleri, Bulanık Uzman Sistemler gibi yaklaşımlar bulunmaktadır. Çok değişik uygulama alanları mevcuttur. Bunların bazıları arasında otonom arabalar, konuşma tanıma, protein dizileri, finansal risk analizi, çizelgeleme, sosyal ağlar, oyun oynama sayılabilir.
Öğretim Üyeleri
Sürekli artan biyolojik verinin saklanması ve analiz edilmesi için metotlar geliştirmeyi hedefleyen, biyoloji ve bilgisayar bilimi disiplinlerini bir araya getiren araştırma alanıdır. Üzerinde çalışılan temel konulardan bazıları, proteinlerin yapısı ve işlevlerinin tahmini, kanser araştırmaları, ilaç keşfi süreçlerinin iyileştirilmesi/hızlandırılması ve moleküllerin canlılardaki etkileşimlerini ortaya çıkarmaya çalışan sistem biyolojisi olarak sayılabilir. Biz de, TOBB ETÜ Bilgisayar Mühendisliğinde, protein/gen etkileşimleri, moleküllerin sınıflandırılması, kanser sistem biyolojisi ve ilaçların diğer moleküllerle etkileşimleri üzerinde çalışmaktayız.
Öğretim Üyeleri
Mevcut Web'deki yetersizlikleri gidermek üzere kurgulanmış Web 3.0 olarak da anlandırılan Web'in geleceğini şekillendirecek teknolojilerden oluşmaktadır. Geleceğin Web'i bir dökümanlar ağı (Web of Documents) olmaya devam etmekle birlikte, aynı zamanda bir veri ağı (Web of Data) olacaktır. Bu veri ağı, Semantik Web, yalnızca insanlar değil, makinalar yani bilgisayarlar ve yazılımlar tarafından da kolay bir şekilde taranacak ve istenen bilgileri çok daha hızlı bir şekilde bulabileceklerdir. Semantik Web alanında bağlı veriler (linked data) kullanarak metinlerin anlamlandırılması konusunda çalışmalar yapmaktayız. Bu çalışmalar soru- cevaplama sistemleri, akıllı arama motorları geliştirme konularında yol açıcı olacaktır.
İlgili Projeler
 "Sanal Fabrika" SanTez Programı, Bilim Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı, 2012-2014, Bütçe: 500,000 TL
Öğretim Üyeleri
Paralel hesaplama büyük bir çok hesaplama görevinin küçük parçalara bölünerek birden çok işlem birimi üzerinde eşsamanlı olarak gerçekleştirilmesidir. Paralel hesaplama çeşitli yönetemlerle yapılabilir. Bu yöntemlerde buyruklar, iş ve ya veri çeşitli işlem birimlerine dağıtılabilir. Günümüzde gerek grafik işlem birimlerinde(GPU) gerek de merkezi işlem birimlerinde(CPU) işlemci sayısının artması ve çoklu işlem birimi mimarisinin öne çıkması paralel hesaplamayı daha anlamlı ve uygulanabilir hale getirmiştir.
İlgili Projeler
OpenCL ile Görüntü İşleme Kütüphanesi Geliştirilmesi ve Uygulamaları, SAN-TEZ
OpenCL Sürücü ve Derleyicisi İçin Test Ortamı Geliştirilmesi ve Sürücü Testlerinin Geliştirilmesi, Destekleyen Kuruluş: Vivante
Öğretim Üyeleri
Optik ve Fotonik çalışmaları elektronlar yerine fotonların kullanılmasına dayalı araştırma ve uygulamaları içeren bir disiplindir. Bilginin fotonlarla işlenebilmesi verinin ışık hızında ve yüksek bant aralığında iletilmesini mümkün kılmaktadır. Yonga seviyesinde foton manipülasyonu için entegre fotonik aygıtlar tasarlanmaktadır. Haberleşme, aydınlatma, enerji, sensörler, biyomedikal ve askeri uygulamalar fotoniğin araştırma konuları arasında yer almaktadır. Fotonların yapay yöntemlerle tasarlanmış ortamlarla etkileşimi neticesinde daha önce mümkün olmayan pek çok alışılmamış özellikler ortaya çıkmıştır. Işığın negatif kırılımı, optik görünmezlik pelerini, yavaş ışık bu özelliklerin bazılarıdır. Nanofotonik Araştırma Grubu, Silikon fotonik, fotonik kristaller, biyokimyasal sensörler, yavaş ışık, GRIN optik, güneş pilleri, aydınlatma ve yenilenebilir enerji konularında faaliyet göstermektedir.
İlgili Projeler
 "Derecelendirilmiş Kırılma İndisine Sahip Dielektrik Yapıların Tasarımı ve Fotonik Uygulamaları", TÜBİTAK 1001 Projesi, 2011-2014, Bütçe 353.079 TL. 
 "Fotonların Hızının Fotonik Kristal Dalga Kılavuzları Kullanılarak Yavaşlatılması", TÜBİTAK 3501 Kariyer Projesi, 2009-2011, Bütçe 84.182 TL.
Öğretim Üyeleri
Radar hedefleri elektromanyetik dalgalar aracılığıyla algılayan uzaktan, hava şartları gece gündüz ve hatta arada engel olması durumlarında dahi hedefin tespit edilmesini, görüntülenmesini, takip edilmesini sağlayan bir sensördür. Bölümüzde radar alanında aktif araştırmalar yürütülmekte özellikle sentetik açıklıklı radar, yer altı ve duvar arkası radar görüntüleme ve radar ile insan sezimi alanlarında aktif projeler savunma sanayi ve Tübitak işbirliği ve destekleri dahilinde yürütülmektedir. Rarad Sistemleri Araştırma Laboratuvarı
İlgili Projeler
 Compressive Data Acquisition and Processing Techniques for Sensing Applications (COMPSENSE), Bütçe: 75000 €, Avrupa Birliği, Süre: 2010-2013 
 Yeraltı Görüntüleme Radar Prototip Çalışması, Bütçe: 100000 TL, Destekleyen: Sanayi Bakanlığı, Süre: 2011-2012
Öğretim Üyeleri
Elektronik devreler aklınıza gelebilecek bütün teknoloji ürünlerinin alt yapısını oluşturmaktadır. Bütün bilgisayarlar, haberleşme ürünleri, görüntüleme cihazları, ses ve görüntü üreten cihazlar, hepsi elektronik devreler üzerinde çalışır. Elektronik devreler geleneksel olarak ikiye ayrılır: sayısal elektronik devreler ve analog elektronik devreler. Sayısal elektronik devreler bilgisayar ve benzeri aygıtlarda ve genel anlamıyla bilginin sayısal olarak (yani bitler halinde) saklandığı veya taşındığı her ortamda kullanılır. Her ne kadar sayısal bir dünyada yaşıyor olsak da birler ve sıfırlarla ifade edilen sayısal bilginin her zaman başka formlara çevrilmesi gerekir. Bu da analog elektronik devreler ile sağlanır
İlgili Projeler
 "Yüksek Genlikli Odaklı Ultrason (HIFU) ve Ultrason Demedi Oluştrumak için Transdiser dizin elemanlarına uygulanan fazların manyetik rezonans (MR) görüntülerinden çıkarılan doku bilgisi ile optimize edilmesi", TÜBİTAK – 1001, 2011-2014, Bütçe 360.000 TL
 "Taşınabilir Düşük Maliyetli Kablosuz Ultrason Cihazı", TÜBİTAK – 1003, 2013-2016, Bütçe 480.000 TL 
 "Kateter içi Odaklı Ultrason Sistemi", TÜBİTAK – 1001, 2012-2015, Bütçe 360.000 TL
Öğretim Üyeleri
Süperiletken malzemelerin elektronik devrelerde kullanılması, güç kaybı olmaksızın enerji aktarımından ve elektronların çok yüksek hızlara ulaşabilmelerinden dolayı ilk keşfinden beri arzulanan bir gelişme olmuştur. Süperiletkenler on yıllardır üzerinde araştırma yapılan malzemelerdir fakat süperiletken malzeme kullanılarak sayısal devreler oluşturulması, işlemci birimleri yapılması Türkiye çapında yalnızca TOBB ETÜ'de, Dünya çapında ise Amerika ve Japonya'daki bazı araştırma kurumlarında çalışılan bir konudur. RSFQ kısaltması ile anılan bu araştırma konusu üzerinde çalışan araştırma grubuna linkten ulaşabilirsiniz: Süperiletken Laboratuvarı 
İlgili Projeler
 "SFQ Devreleri için Geliştirilmiş Standart Üretim Süreçleri Kullanılarak 10X10 Süperiletken Monolitik Görüntüleme Matrisi Kurulumu", TÜBITAK, 2014-2017, Bütçe 359.288 TL. 
 "RSFQ Tabanlı Entegre Devre Tasarım Aracı ve Aritmetik Mantık Birimi Geliştirilmesi", TÜBITAK, 2012-2015, Bütçe 358.783 TL. 
 "Süperiletkenlik Merkez Laboratuvarı Kurulumu", T.C. Kalkınma Bakanlığı, 2010-2013, Bütçe 9.250.000 TL. 
 "Linak-LHC Bazında eP, gammaP, eA VE gammaA Çarpıştırıcıları", TAEK, 2008-2011, Bütçe 215.000 TL. 
 "RSFQ Tabanlı Analog-Dijital Dönüştürücü Tasarım ve Karakterizasyonu", TÜBITAK, 2009-2011, Bütçe: 239.173 TL.
Öğretim Üyeleri
Kontrol Sistemleri herhangi bir insan etkisi olmadan, bağlı olduğu sistemi istenen seviyelerde tutmaya yarayan sistemdir. Günümüzde kontrol sistemleri bir çok alanda yaygın olarak kullanılmaktadır. Arabalarda, uçaklarda, evlerde kullanılan klima, ısıtma ve havalandırma sistemleri, gemilerde, robotlarda, trafik kontrolünde ve sayılamayacak kadar çok örnekte karşımıza çıkmaktadır
İlgili Projeler
 "Akış Kontrolü için Modelleme ve Kontrol Yaklaşımları", TUBİTAK, 2010-2013, Bütçe 85.000TL 
 "FLOCON: Flow Control", EU-FP7, 2010-2014, Bütçe 100.000 € 
 "Milli Otomatik Meteroloji Gözlem İstasyonu (MOMGİ)", Proje süresi: Değerlendirme Aşamasında, Destekleyen Kuruluş: TUBİTAK, Bütçe: 2.500.000 TL,
Öğretim Üyeleri
Doç. Dr. Coşku Kasnakoğlu
Genişbant telsiz, uydu haberleşmesi, askeri ağlar, GPS, cep telefonu teknolojileri, kablosuz yerel alan ağları (IEEE 802.11) , algılayıcı ağları ve pek çok diğer uygulamaları ile kablosuz iletişim hızla gelişmekte olan bir teknolojidir. Yüz milyarlarca dolarlık yıllık pazarı olan dev bir endüstri koludur. TOBB ETÜ Elektrik-Elektronik Mühendisliği Bölümü’nde Haberleşme Sistemleri grubu, alanında tecrübeli isimlerden oluşmaktadır. Pek çok projenin yürütücüsü olan bu grup TÜBİTAK, Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı, Türkiye Bilimler Akademisi, Aselsan A.Ş. gibi kurumlardan destek almaktadır.
İlgili Projeler
 "İşbirlikli Kablosuz Haberleşmede Dik Frekans Bölmeli Çoklama (OFDM)-Tabanlı Öz Kaynak Tahsisi", TÜBİTAK 1001, 2009-2011, Bütçe 163.354 TL. 
 "Oransız Kodlar Kullanılan Telsiz Ağlarda Yol Atama", TÜBİTAK 3501 “Kariyer”, 2011-2013, Bütçe 128.000 TL. 
 "Yüksek Hızlı Dalga Şekli Alternatif Çözümler Geliştirme Projesi", ASELSAN, Ocak-Ağustos 2012, Bütçe 28.800 TL
 "APCO Telsiz Sistemlerinde Oransız Kodların Kullanımı", San-Tez ve ASELSAN, 2012-2014, Bütçe 76.000 TL 
 "Frekans Atlamalı Tasarsız Ağlarda Dağıtık Frekans Tahsisi ve Yönlendirme", San-Tez ve ASELSAN, 2013-2015, Bütçe 98.000 TL 
 "Gelecek Nesil Aşağı Gönderim Sistemleri İçin Temel Yöntemler", Bütçe: 156000 TL, Destekleyen: TÜBİTAK 3501 “Kariyer”, Süre: 2012-2015
 "Yüksek Hızlı Askeri Haberleşme için Çok Katmanlı İletim", San-Tez ve ASELSAN, 2012-2014, Bütçe 114.141 TL
 "Kablosuz Sensör Ağları için Sıkıştırmalı Algılama (SA) Odaklı Enerji Verimli İletişim (Compressive Sensing Based Energy Efficient Communications for Wireless Sensor Network", Türk Telekom, 2013-2014, Bütçe 66000 TL
Öğretim Üyeleri
Doç. Dr. Bülent Tavlı, Yrd. Doç. Dr. Ayşe Melda Yüksel Turgut, Yrd. Doç Dr. İsrafil Bahçeci, Doç. Dr. Tolga Girici, Doç. Dr. Ali Cafer Gürbüz
Uzaktan algılama herhangi bir algılayıcı sensörden gelen bilgileri kullanarak algılanan ortam hakkında istenilen bilgiyi üretmeye çalışan kamera, akustik, sismik, infrared, manyetik, hiperspectral ve radar gibi birçok farklı sensör tipini yakın mesafelerden uydu sistemlerine kadar çeşitlikteki sistemlerdeki kullanılışını analiz eden savunma sanayii, güvenlik, çevresel gözlemler gibi birçok uygulama alanına sahip çok geniş bir alanı ifade eder. Elektrik Elektronik bölümü aktif projeler ve Tübitak Uzay gibi kurum işbirlikleriyle bu alanda aktif araştırma projeleri yürütmektedir.
İlgili Projeler
 "Uzaktan Algılama Uygulamaları için Bilişsel ve İşbirlikçi Sinyal İşleme Teknolojileri", Avrupa Birliği, 2011-2014, Bütçe 75000€ 
 "Sıkıştırılmış Uzaktan Algılama ve Görüntüleme", TÜBİTAK
Öğretim Üyeleri
Doç. Dr. Ali Cafer Gürbüz, Yrd. Doç. Dr. Sevgi Zübeyde Gürbüz
Ultrason insan kulağının duyamadığı frekanslardaki ses dalgaları olarak tanımlanır. Ultrasonun insanlar tarafından kullanımı 19, yüzyıla kadar uzanır. 19. yüzyılın sonlarında ilk ultrason üreten aletin yapılması (http://en.wikipedia.org/wiki/Ultrasound) ve Curie kardeşler tarafından piezoelektrik etkinin keşfedilmesi (elektrik sinyali ile uyarılınca mekanik titreşim, mekanik kuvvet ile uyarılınca elektrik sinyali üreten asimetrik yapılı kristaller, http://en.wikipedia.org/wiki/Piezoelectricity) ultrasonun miladı sayılabilir. Ultrasonun ilk kullanım alanı sualtında olmuştur. 1. dünya savaşında başlayan sonar çalışmaları 2. dünya savaşı sırasında büyük hız kazanmış ve günümüzde de sualtında bütün vasıtaların en önemli görüş aracı olmuştur. Ultrasonun tıp alanında kullanımı ise 1950'lerde başlamıştır. Su altındaki görüntüleme yeteneğinin çoğunluğu su olan insan vücudunda da kullanılabileceğini düşünen bilim adamları ilk görüntüleme sistemini 1950'lerde geliştirmişlerdir. Bir su küveti içinde gerçekleştirildiği için pek de pratik olmayan bu sistemin yerini 1970'lerde entegre devre teknolojisinin gelişmesiyle modern ultrason sistemleri almıştır. Günümüzde gerçek zamanlı ve en az zararla görüntü alan tek görüntüleme sistemidir ultrason ile görüntüleme. Son 10-20 senede ise ultrasonun terapik etkileri de kullanılmaya başlanmıştır. Yüksek dozlarda kullanıldığında lokal olarak dokuları ısıtabilmesi ve yakabilmesi sayesinde bazı hastalıkların tedavisinde kullanılmaya başlanmıştır.
İlgili Projeler
"Yüksek Genlikli Odaklı Ultrason (HIFU) Frekansının ve Ultrason Demedi Oluşturmak için ...." Tübitak 1001, 2011-2014, Bütçe : 352170,00 TL
"Kateter içi Odaklı Ultrason Sistemi" Tübitak 1001, 2012-2015, Bütçe: 360000,00 TL"Taşınabilir Düşük Maliyetli Kablosuz Ultrason Cihazı" Tübitak 1003, 2013-2016, Bütçe : 480000,00 TL
Öğretim Üyeleri
Doç. Dr. Arif Sanlı Ergün
Üretim ve servis sistemleri tasarımı üretilecek ürün/hizmet ailesine karar verilmesi, uzun dönem talep tahmini, kullanılacak malzemelerin, süreçlerin ve metotların belirlenmesi, makine ve teçhizat seçimi, iş akışının, iş sisteminin ve yerleşkenin tasarlanmasını içerir. Planlama problemi ise mevcut bir üretim veya hizmet sisteminde gelebilecek işlerin veya siparişlerin tahmin edilmesi, önceliklendirilmesi, kapasitenin taleple eşlenmesi için kapasite planlamasını yapılması ve mevcut üretim birimlerinin gelen iş ve siparişlerin hangisini, ne zaman, ne miktarda yapacağının belirlenmesidir.
İlgili Projeler
 MEB Bütçesinin Kontrolü ve Performansa Dayalı Okul Eğitim Performansının İzlenmesi, KAMAG Projesi, Milli Eğitim Bakanlığı, 2009-2012, Bütçe: 1,400,000 TL
 Esnek İşlemli Akış Tipi Sistemlerde Üretim Hızının Enbüyüklenmesi: Esnekliğin Getirisi, Matematiksel Modelleme ve Çözüm Teknikleri, TÜBİTAK, 2011-2013, Bütçe: 121,530 TL
 Emniyet Stokları ve Sipariş Parti Büyüklüklerinin Optimizasyonu İçin Matematiksel Modellere Dayalı Yazılım Geliştirmek, KOSGEB, 2011-2012, Bütçe: 158,400
Öğretim Üyeleri
Tedarik zinciri ve lojistik yönetimi küreselleşen pazarda rekabetçi avantaj sağlamak için giderek önem kazanmaktadır. Bu kapsamda, tedarik zinciri ve lojistik sistemlerin planlanması, tasarımı ve kontrolü için analitik yöntemlerin kullanılması önem kazanmaktadır.
İlgili Projeler
 Tam kamyon yükü gönderici işbirliğinde güzergâh planlama ve maliyet dağıtımının eniyilenmesi, TÜBİTAK, 2012-2015, Bütçe: 168,860 TL
 Ana dağıtım üsleri için yer seçimi ve kapasiteli intermodal ana dağıtım üssü ağları tasarımı, TÜBİTAK, 2012-2014, Bütçe: 139,970 TL
Öğretim Üyeleri
Gerçek hayatta karşımıza çıkan birçok problem bu şekilde ifade edilebilmekte olup üretim, tedarik zinciri, lojistik, mühendislik tasarımı, finans gibi pek çok alanda başarı ile uygulanmaktadır. Matematik, bilgisayar bilimleri ve yönetim bilimi gibi birden fazla disiplini içeren disiplinlerarası bir yaklaşım ve altyapı gerektirir. Temel çözüm teknikleri olarak matematiksel modelleme ve sezgisel yöntemler sayılabilir.
İlgili Projeler
 Topoloji Kontrolü ve Kısmî Fazlalığa Dayalı Güvenlik Önemleri ile Enerji Verimli Kablosuz Algılayıcı Ağ Tasarımı, TÜBİTAK, 2013-2016, Bütçe: ~ 84,000 TL
Öğretim Üyeleri
Üretim ve hizmet sektörlerinde belirsizlik içeren mühendislik problemlerinin modellenmesi ve çözümünde kullanıldığı gibi benzer dinamiklerin oluşacağı ekonomi, sağlık, kamu yönetimi ve işletme problemlerinin ele alınmasında da kullanılabilir. Karar analizi alanı da bireylerin tek veya çok ölçütlü karar problemlerindeki davranışlarını hem analitik modeller geliştirerek hem de davranışsal olarak inceler.
İlgili Projeler
 Karmaşık Stokastik Sistemlerin Asimptotik Özellikleri, TÜBİTAK, 2011-2014, Bütçe: 82,380 TL
 Bilginin Değerinin Riske Duyarlılığa Bağlı Davranışının Farklı Yaklaşımlarla Analizi, TÜBİTAK, 2011-2012 Bütçe: 12,000 TL
Öğretim Üyeleri
Esnek Hesaplama (Soft Computing) yönteminin geleneksel hesaplama yöntemlerinden farkı, belirsizlik, kısmi doğruluk ve kesin olmama durumlarını tolere ederek çözümlerin gürbüzlüğünü ve yönetilebilirliğini arttırmasıdır. Esnek hesaplama kendine rol modeli olarak insan beyninin çalışma prensiplerini alır.
İlgili Projeler
 Tip 1 ve Tam Tip 2 Bulanık Sistem Modelleri, NSERC (National Science and Engineering Council)- Discovery Grant, Kanada, Yıl: 2011- 2015, Bütçe: 300,000 TL
Öğretim Üyeleri

Geleneksel ilaçlara ek olarak, protein, peptid, antikor ve RNA gibi terapötik etki gösterebilen ajanların hedeflenen işlevi en etkin bir biçimde yerine getirmesini amaçlayan uygulama alanıdır. Bu amaç doğrultusunda lipozom, mikrokapsül, makromoleküler polimer ve jel yapıdaki değişik ilaç taşıyıcı platformların etkisiyle birlikte ağız, deri ve karın boşluğu gibi veriliş yolaklarının doğuracağı sonuçları da inceler. Bu alanda öne çıkan bir diğer ana araştırma alanı da yeni nesil kontrollü ve çevresel koşullara duyarlı ilaç salınım yollarının bulunmasıdır.

Moleküler boyutlara sahip minik enerji dönüşüm cihazlarıdır. Gerek doğadan gerekse sentetik olarak elde edilebilen bu makineler günlük hayatta kullandığımız makinelerle kıyaslandığında çok daha verimli çalışmaktadırlar. Biyomoleküler makinelerin kendilerine özgü mekanokimyasal ve dinamik mekanizmaları bulunmakta ve doğanın yapıtaşları olan protein, DNA vb. moleküler yapılardan oluşmaktadırlar.

Vücut fonksiyonlarının, anatomik ya da fizyolojik özelliklerin görüntülerinin elde edilmesine denir. Biyomedikal mühendisliğinin hayatımızda en çok karşılaştığımız uygulama alanlarından birisidir. MR, ultrason, tomografi, röntgen, mamografi cihazları görüntüleme alanının somut ürünleridir.
Öğretim Üyeleri
Arş. Gör. Galip Özdemir

Biyoelektronik, elektroniğin biyolojik sistemlere uygulanmasıdır. EKG cihazlarından, kandaki şeker oranını ölçen cihazlara ve kalp pillerine kadar uzanan geniş bir uygulama alanı vardır. Biyomedikal sinyal işleme, vücuttan elde edilen sinyallerin toplanması, eğer mümkünse bu sinyallerin daha temiz ve belirgin hale getirilmesi ve de sonuçların yorumlanmasıdır. Beyinden ölçülen EEG, ve kalpten alınan EKG sinyallerinin gerçeğe yakın bir şekilde elde edilmesi, teşhis ve tedavide önemli rol oynar.

Herhangi bir biyolojik mekanizmada girdi ya da çıktılarda oluşan değişimi, yapısındaki biyoaktif tabaka, çevirici ve ölçüm sistemi aracılığı ile belirleyen sistemlerdir. Biyoalgılayıcıların yapısındaki biyoaktif tabaka tayin edilecek madde ile seçici etkileşime girebilecek enzim, antikor, DNA gibi biyomoleküllerden, çevirici sistem ise optik, piezoelektrik, termal ve amperometrik gibi izleme kanallarından oluşur. Kandaki oksijen miktarını bulma çabalarıyla başlayan bu alan günümüzde glikoz, antikor, hormon, toksik madde, virüs, DNA vb. pekçok yapının tayininde kullanılmaktadır.

Nanoteknolojinin tıp alanındaki uygulamaları olarak adlandırılabilecek olan nanotıp, başta nanomalzemelerin tanı ve tedavi amaçlı kullanımı olmak üzere, nanoelektronik biyosensörler ve kişiye özel tıp uygulamalarına imkan verecek moleküler nanoteknoloji gibi alanları içerisinde barındırmaktadır. Birden çok disiplinin bir arada çalışmasını gerektiren bu alanın günümüzde ağırlıklı olarak odaklandığı konular ise hassas canlı görüntüleme sistemleri, özellikle kanser için etkin ilaç dağıtım yolları ve nanoparçacık kaynaklı toksisite konularıdır.
Öğretim Üyeleri
Yrd. Doç. Dr. Fatih Büyükserin
Biyomekanik temel mekanik prensiplerin canlı organizmalar için uygulamasını içermektedir. 1970'lerin başlarında ortaya çıkan biyomekanik terimi biyolojik sistemlerin mekanik bir perspektiften incelenmesini içeren bir bilim dalıdır. İnsan hareketlerinin biyomekaniği Kinesiyoloji biliminin alt dallarından biridir. Yine biyomekanik spor hekimliğinin branşlarından biridir. Aşağıda 16. yüzyılda Giovanni Alfonso Borelli'ye ait ilk biyomekanik çalışma kabul edilen çizimler görülebilir.
Öğretim Üyeleri
Yrd. Doç. Dr. Teyfik Demir
Biyomalzemeler biyolojik dünya ile fiziksel dünya arasındaki arayüzeyleri oluştururlar ve biyolojik sistemler ile etkileşim halindeki malzemelerin tamamı bu sınıfa dahil edilebilirler. Biyomalzeme bilimi son 50 yıl içerisinde devamlı ve hızlı bir büyüme göstermiştir. Günümüzde farklı sektörlerden birçok firma biyomalzemeler konusunda yeni ürünler geliştirebilmek için büyük miktarlarda yatırım yapmaktadır. Biyomalzeme bilimi, tıp, biyoloji, kimya, doku mühendisliği ve malzeme bilimi gibi alanlar ile doğrudan etkileşim içerisindedir.
Öğretim Üyeleri
Yrd. Doç. Dr. Ersin Emre Ören
Biyoteknolojinin farklı tanımları olsa da en geniş ve basit hali ile biyolojik sistemlerin, yaşayan organizmaların ve türevlerinin mühendislik, teknoloji ve tıp alanlarında uygulanması ve kullanılmasıdır. Günümüzde Biyoteknoloji çok farklı uygulama alanları ile karşımıza çıkmaktadır. Biyoteknolojinin disiplinler arası bir çalışma alanı olması nedeniyle, aslında birçok uygulamanın aşağıda tanımladığımız alanların birden fazlası için geçerli olduğunu görmekteyiz.
Öğretim Üyeleri
Yrd. Doç. Dr. Fatih Büyükserin

Tıpta ve biyomühendislikte kullanılmak üzere istenilen fonksiyonlara sahip yeni protein moleküllerinin bilgisayarlar kullanılarak tasarlanmasıdır. Bu amaçla; kuantum mekaniği, moleküler dinamik, homoloji modellemesi ve biyoenformatik gibi hesaplama araçları kullanılarak ya tamamen sıfırdan ya da var olan proteinlerin belirli bölümleri değiştirilerek tasarımlar yapılabilmektedir.

21. yüzyılda insansız hava araçlarının gerek sivil gerek askeri havacılık alanlarında vazgeçilmez taktik ve stratejik görevler yükleneceği şüphesizdir. Bu bağlamda üniversitemizde başta güneş ve yakıt pilleri uygulamalı alternatif enerji odaklı ve otomatik pilot uygulamalı insansız hava araçları geliştirilmektedir. İnsansız hava araçları konusunda teknolojik kabiliyet kazanmak üzere öğrencilerimiz başlangıçta ulusal ve AIAA Design Build Fly gibi uluslararası uçak tasarım yarışmalarına katılımları sağlanarak teşvik edilmektedir. Daha ileri aşamalarda yetişen bu insan gücüne üniversitemiz tarafından yürütülen ya da danışmanlık yapılan TÜBİTAK, Ulaştırma Bakanlığı vb. projelerde görev verilmektedir.
İlgili Projeler
 "Güneş Enerjili İnsansız Hava Aracı", TK3-Teknik Ltd. (teknopark) şirketinin TÜBİTAK TEYDEB tarafından desteklenen projesinde tasarım ve otomatik pilot geliştirme konusunda danışmanlık, Bütçe 385.000 TL, 2012-2013. 
 "Hidrojen Yakıt Pilli İnsansız Hava Aracı Tasarımı", TOBB-ETÜ Rektörlüğü ve TESEM Ltd. Şti. tarafından desteklenen bağımsız Ar-Ge projesi, 2010.
 "Design Build Fly (DBF) Competition", American Institute of Aeronautics and Astronautics, 2010-2013, Wichita, Tucson, ABD.
Öğretim Üyeleri
Prof. Dr. Ünver Kaynak, Doç. Dr. Coşku Kasnakoğlu, Yrd. Doç. Dr. Nilay Sezer Uzol, Yrd. Doç. Dr. Yiğit Taşçıoğlu
Türkiye’nin vizyonu 2023 yılında avrasyanın orta ve yüksek teknolojili ürünlerde üretim üssü olmaktır. Bu bağlamda orta ve yüksek teknoloji sektörlerinin üretimdeki paylarının artırılması için özellikle KOBİ’lerin katma değeri yüksek ürünlere geçislerinin sağlanması gerekmektedir. Bunun için bilgiye ve inovasyona dayalı imalat teknoloji ve sistemlerinin geliştirilmesi zorunludur. Bu çalışmaların odak noktaları, katma değeri yüksek ürünlerin üretimi için kritik işlem teknolojileri geliştirmek, tasarım ve üretici firmalar arası işbirliğini kolaylaştıracak sistemleri ortaya koymak, ve de üretimdeki kaynak kullanımı ve çevreye verilen zararlı etkileri en aza indirgemek olmalıdır. Bölümümüzde bu alanlara odaklı, sanayi ve diğer üniversiteler ile işbirliği içinde yürüyen çeşitli projeler bulunmaktadır.
İlgili Projeler
 "Ekoverimli üretim için bir sistem ve yönem geliştirilmesi", TÜBİTAK-TEYDEB, Bütçe: 164.151 TL
 "Mikro Ölçekte Bir Buhar Sıkıştırmalı Soğutma Çevriminin Tasarım, Üretim ve Testleri", TÜBİTAK-ARDEB, Bütçe: 278.000 TL
 "ECOMANINDUSTRY", AB 7nci çerçeve, LEAD-ERA programı, Bütçe: 380.100 Euro
 “Sanal Fabrika”, T.C. Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı SAN-TEZ Projesi, Bütçe: 353.827 TL
Öğretim Üyeleri
Doç.Dr. Selin Aradağ, Yrd. Doç. Dr. Hakkı Özgür Ünver
21. yüzyılda, araç güvenliklerinin artırılabilmesi için çarpma testleri düzenlenmekte ve motorlu araç satın alan tüketicilere Avrupa'da satılan en popüler arabaların güvenlik performansları hakkında değerlendirmeler yapılmaktadır. Yeni bir araba satın alırken güvenliğin son derece önemli bir kriter olduğu göz önünde bulundurulursa çarpışma analizleri de araç güvenliği için gelinen son noktayı ifade etmektedir. Üniversitemizde de bu konu çerçevesinde sanayi ile iş birliği içinde olan araştırmalar yürütülmektedir.
İlgili Projeler
 “Şehirlerarası Otobüslerde Önden Çarpışma Enerjisini Yutucu Pasif Güvenlik Sisteminin Geliştirilmesi”, SanTez Programı, Bilim Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı, 2008-2010
Öğretim Üyeleri
Su enerjisi, ülkemizin önde gelen yenilenebilir enerji kaynağıdır. Baraj mühendisliği konusunda oldukça ileri olan ülkemizde barajların en önemli ekipmanı olan su türbinlerinin tasarım ve testlerinin yapılabilmesi için TOBB ETÜ’de “ETÜ HİDRO” adıyla bir türbin tasarım, üretim ve test merkezi kurulma çalışmaları yürütülmektedir. Yaklaşık 19 m yükseklikteki bu test merkezinin sadece türbin testlerinin gerçekleştirileceği deney düzeneğinin taban alanı 600 metrekare olup, merkez TOBB ETÜ Teknoloji Merkezi’nin en büyük laboratuvarıdır.
İlgili Projeler
 “TOBB ETÜ Su Türbini Tasarımı ve Testleri Altyapı projesi, Kalkınma Bakanlığı destekli, Bütçe 20 milyon TL, Eylül 2011-Eylül 2014 
 “Akış Modellemesi ve Kontrolü”, Türkiye Bilimler Akademisi GEBİP projesi, Haziran 2010-Haziran 2013, Bütçe 45.000 TL 
 “Düşük su tüketimli soğutma kulesi”, Tübitak Teydeb projesi, Bütçe 400.000 TL, Eylül 2012-Nisan 2014 
 "Deneysel Çalışmalar, Hesaplamalı Akışkanlar Dinamiği ve Yapay Sinir Ağları ile Plakalı Isı Değiştirgeci Tasarımı", TÜBİTAK,, Bütçe 141.000 TL, Kasım 2012- Kasım 2014.
 "Sesüstü Kavitelerde Lazer Enerjisi Yardımıyla Akış Modellemesi ve Kontrolü", TÜBİTAK-1001, Bütçe 80000 TL, Mayıs 2011-Mayıs 2013.
Öğretim Üyeleri
Doç.Dr. Selin Aradağ, Yrd. Doç. Dr. Özgür Ünver, Yrd. Doç. Dr. Yiğit Yaşcıoğlu, Prof. Dr. Sadık Kakaç
Ülkemizde uçak motoru geliştirilmesi büyük önem arzetmektedir. Bu konuda TOBB ETÜ'de yapılan çalışmalar TUSAŞ Motor Sanayi A.Ş. ile işbirliği içerisinde devam etmektedir. Uçak motoru Yanma Odası geliştirilmesi alanında stratejik işbirliği protokol sözleşmesi imzalanmıştır. Turbojet veya turboşaft uygulamalarında kullanılmak üzere Çekirdek Motor Geliştirme projesi için yanma odası alanında yakın işbirliği ile ters bir yanma odası projesi devam etmektedir.
İlgili Projeler
 "Küçük Bir Turbojet için Hava Parçalamalı Yakıt-Hava Püskürtücülü Yanma Odası Geliştirilmesi", T.C. Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı (SANTEZ), 2010-2013, Bütçe = 968.000 TL 
 "Çekirdek Uçak Motoru Geliştirme", TEI işbirliği, 2013-2015, Bütçe = 557.000 TL 
 "ESPOSA - Efficient Systems and Propulsion for Small Aircraft", FP7, Avrupa 7. Çerçeve Projesi
Öğretim Üyeleri
Yrd. Doç. Dr. Sıtkı Uslu
Toz metalurjisi net-şekle yakın parçaların düşük maliyetli olarak üretildiği bir imalat teknolojisidir. Toz metalurjisi sektöründe imal edilen parçaların en önemli bölümünü yapısal amaçlı uygulamalarda kullanılan demir ve çelik esaslı tozlardan üretilen iş parçaları, savunma sanayisinde kullanılan tungsten esaslı ağır alaşımları, ve tungsten karbür–kobalt (WC-Co) tozlarından üretilen sertmetal kesici takımları oluşturmaktadır. Toz metalurjisi konusunda yapılan çalışmalarda öncelikli olarak demir esaslı parçaların sinterleme ile birleştirilmesi ve sinterleme ile sertleştirilmesi, tungsten esaslı ağır alaşımlar, ve sertmetal kompozit malzemeler konularında araştırmalar yapılmaktadır.
İlgili Projeler
 "Demir Esaslı Parçaların Sinterleme ile Birleştirilmesi" SanTez Programı, Bilim Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı, 2008-2009, Bütçe: 200,000 TL
Öğretim Üyeleri
İlgili Dersler
Mak 514: Toz Metalurjisi
Mak 515: Sinterleme Teorisi ve Uygulaması
Mak 516: Isıl İşlem
Yapısal optimizasyon çalışmalarında hedef; tasarlanan yapıların (uçak, otomobil, vb.) güvenlikten ödün verilmeksizin hafifletilmesi, tasarım süresinin ve maliyetin azaltılması, kalite ve verimin arttırılmasıdır. Yapısal optimizasyon çalışmaları genellikle topoloji optimizasyonu ile başlayıp, şekil ve boyut optimizasyonu ile devam eden çalışmalardır.
İlgili Projeler
 "DP20 Çekirdek Motor Teknolojisi Geliştirme ve Gösterimi Projesi Kapsamında Blade-disk Firtree Yapısal Optimizasyonu," TEI TUSAŞ Motor Sanayii A.Ş.
 "Uçak Yapılarının Modal Analizlerinde Kullanılacak Algılayıcı ve Uyarıcıların Tip, Adet ve Konumlarının Genetik Algoritma ile Optimizasyonu", TÜBİTAK, MAG- 112M845
 "Uçak Yapılarının ve Yapısal Test Adetlerinin Olasılıksal Yöntemler Kullanarak Eşzamanlı Optimizasyonu", TÜBİTAK, MAG-109M537
Öğretim Üyeleri
Martensitik faz dönüşümleri, yüksek sıcaklıkta kararlı olan östenit fazından, düşük sıcaklıkta kararlı olan martensit fazına difüzyonsuz olarak gerçekleşen dönüşümlerdir. Katıdan katıya olan bu dönüşümler şekil hafızalı alaşımların (ŞHA) deformasyon mekanizmasını oluşturmaktadır ŞHA sahip oldukları sıradışı özelliklerden dolayı son yıllarda üzerinde çalışmalar yapılan önemli malzemelerdendir.
İlgili Projeler
 “İnelastik Malzemelerde Martensitik Faz Dönüşümleri”, TÜBİTAK 3501- Ulusal Genç Araştırmacı Kariyer Geliştirme Programı, 2010-2012, Bütçe 65.000 TL
Öğretim Üyeleri
Yrd. Doç. Dr. İstemi Barış Özsoy
Parçacık Hızlandırıcıları, elektrik ve manyetik alanları kullanarak yüklü parçacık demetlerini hızlandıran, bir çok uygulama alanına ve ileri düzey donanıma sahip stratejik (üretken, kritik) teknolojidir. Metre boyutlarından kilometre boyutlarına uzanan büyüklükleriyle hızlandırıcılar MeV ile TeV arasında istenilen enerjilere sahip çeşitli demetler elde etmeye imkan verirler. Maddenin iç yapısının incelenmesinden Toryum yakıtlı nükleer reaktörlere, malzeme bilimi ve nanoteknolojiden kanser tedavisine uzanan geniş uygulama yelpazesinde 30 bin civarında Parçacık Hızlandırıcısı istisnai bir yere sahiptir. İnsan Genomu projesi Sinkrotron Işınımı ve Nötron Kaynakları sayesinde gerçekleşebilmiştir, İyon Ekimi çağdaş mikro-elektroniğin önemli bir parçasıdır... (bak: S. Sultansoy, "Accelerator Technology for the Mankind", http://arxiv.org/abs/physics/0611076)
TOBB ETÜ Hızlandırıcı Teknolojileri Araştırma Grubu uluslararası (LHeC, CLIC, FCC) ve ulusal (TAC) projelerine katkıda bulunmakla birlikte, üniversitemizde CERN desteği ile MeV enerjili elektron hızlandırıcı kurulması ve ülkemizde Hızlandırıcı Sürümlü Toryum Yakıtlı Nükleer Santral teknolojisinin gelişmesi ile ilgili çalışmalar sürdürmektedir.
İlgili Projeler
 "Linak-LHC Bazında ep, p, eA ve A Çarpıştırıcıları", DPT-TAEK, 2008-2011 
 "A Large Hadron electron Collider at CERN", http://lhec.web.cern.ch/ 
 "Compact Linear Collider", http://clic-study.web.cern.ch/ 
 "Future Circular Collider", https://fcc.web.cern.ch/Pages/default.aspx 
 "Turkic Accelerator Complex", http://tac.en.ankara.edu.tr/ 
Öğretim Üyeleri
Dr. Ahmet Nuri Akay
Doç. Dr. Ali Bozbey
Prof. Dr. Saleh Sultansoy
İnsanlığın yaşadığı evreni anlama çabası ve bu yöndeki çalışmaları bugün Yüksek Enerji Fiziği (YEF) olarak nitelendirilen bir alanda devam etmektedir. Maddenin temel yapıtaşlarını ve bunları bir arada tutan kuvvetleri araştırmak insanları, daha fazla düşünmeye, soru sormaya ve bunun sonucunda yeni teknolojiler üretmeye yöneltmiştir. Rutherford Deneyi ile temelleri atılan modern bilimde, atomun yapısı (Mehmet Akif Ersoy'un tabiriyle "Maddenin kudret-i zerriyesi") bilim insanları tarafından "binlerce emek" sarf ederek araştırılmaktadır. Bugün Yüksek Enerji Fiziği’nde halen yanıtlanmayı bekleyen bir çok problem mevcuttur. Maddenin yapısını açıklamada başarılı olarak kabul edilen Standart Modelin hali hazırda cevaplayamadığı birçok soruların mevcut olması bilim insanlarını Standart Model ötesi başka kuramlara yöneltmiştir (Büyük Birleşim, SUSY, Preonlar, ek uzay-zaman boyutları vb). YEF grubumuz, ağırlıklı olarak, maddenin muhtemel yeni yapı düzeyi (kuarkları, leptonları ve bozonları oluşturan preonlar) üzerinde kuramsal çalışmalar yapmaktadır. Bu kuramları test etmek amacı ile dünyanın en büyük araştırma merkezi olan CERN (Avrupa Nükleer Araştırma Merkezi) bilim insanlarına ev sahipliği yapmaktadır. TOBB ETÜ CERN'de Higgs bozonunu bulan iki deneyden biri olan ATLAS kollaborasyonunun üyesidir. YEF grubumuzun önerdiği birkaç yeni süreç ATLAS araştırma programına dahil edilmiştir.
İlgili Projeler
 "Maddenin Muhtemel Yeni Yapı Düzeyinin TeV Enerjili Çarpıştırıcılarda Aranması", TÜBİTAK 1001, 2015-2018 
 "CERN - ATLAS Deneyinde Veri Alımı, Veri Analizi, Detektor, Tetikleme ve Veri Akış Sistemlerinin İşletilmesi ve Yukseltilmesi ", Kalkınma Bakanlığı - TAEK, 2011-2016 
 "ATLAS Experiment", http://atlas.ch/ 
 "Turkic Accelerator Complex", http://tac.en.ankara.edu.tr/
Öğretim Üyeleri
Dr. Ahmet Nuri Akay
Prof. Dr. Saleh Sultansoy
Yakıt pilleri bilinen alternatif enerji kaynakları arasında (güneş enerjisi, rüzgar enerjisi vb.) yüksek verimli güç üretme kapasitesine sahip ve yakın geleceğin en önemli enerji üreteci olarak öngörülmektedir. Yakıt pillerinin temel prensibi zararlı gaz emisyonu olmaksızın, kullandığı yakıtı doğrudan yakmadan enerji elde etmesidir. Günlük yaşamda kullandığımız normal pillerden farkı ise, sisteme yakıt beslendiği sürece enerji üretimine devam edilmesidir. Bu enerji, bir otomobili çalıştırabilir veya bir yerleşim merkezinin enerji ihtiyacını karşılayabilir. TOBB ETÜ Enerji Araştırmaları Laboratuarında Doç. Dr. Mehmet Sankır ve ekibi tüm kompenetleri yerli olarak üretilen ilk yakıt pilini dizayn etti. Bu yakıt pilini insansız hava taşıtlarında kullanmak üzere protoip üretim çalışmalarına da başlandı.
İlgili Projeler
 "1-5 kW Arasında Çalışan Proton Geçirgen Zar Yakıt Pilinin Üretilmesi ve Güç Ünitesi Olarak Kullanılması", T.C. Sanayi ve Ticaret Bakanlığı - SANTEZ, 2009-2012. 
 "Elektrikli Araçlar İçin Kimyasal Hidritler ile Yüksek Kinetikli Hidrojen Gazı Elde Eden Kartuj Sistemi Üretilmesi", TUBİTAG MAG, 2012.
Öğretim Üyeleri
Doç. Dr. Mehmet Sankır
Güneş pilleri yarıiletken malzemeler kullanılarak güneş enerjisinin direkt olarak elektriğe çevrilmesini sağlayan cihazlardır. Genel olarak güneş pilleri, yarıiletken malzemenin tek kristal yığın veya polikristal ince film olarak üretilmesi ile elde edilir. İnce film güneş pilleri yığın güneş pillerine kıyasla daha az aktif malzeme kullanılması ve farklı alttaşlar üzerinde üretim yapılabilmesi gibi avantajlarından dolayı öne çıkmıştır. Özellikle ağırlık/performans/maliyet ilişkisinin kritik olduğu uygulamalarda bu teknoloji önemli bir yer tutumaktadır. TOBB ETÜ Enerji Araştırmaları Laboratuarında yeni nesil üretim yöntemleri ve malzemeler kullanarak maliyet etkin ince film güneş pilleri polimerler gibi mekanik olarak dayanımı yüksek, esnek ve hafif malzemeler üzerinde üretilmektedir.
İlgili Projeler
 "CdS/CdTe Hetero Nano Yapılarının Elektrokimyasal Sentezi, Elektrik ve Optik Performanslarının İncelenmesi", TÜBİTAK, Ekim 2007-Nisan 2010. 
 "Ultrasonik Sprey Isıl Ergime Yöntemi ile Bükülebilir CIGS Güneş Pillerinin Üretimi ve Elektro-Optik Performanslarının İncelenmesi", TÜBİTAK, Kasım 2010-Mart 2013 
 "Bakır-İndiyum-Sülfür İnce Film Güneş Pillerinin Üretimi", T.C. Bilim Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı, Eylül 2012-Eylül 2014
Öğretim Üyeleri
Doç. Dr. Nurdan Demirci Sankır
Biyosensörler, biyolojik materyaller içeren ve/veya bunların çeşitli ortamlardan kalitatif ve kantitatif tayininde ve izlenmesinde kullanılan cihazlardır. Bir biyosensör 3 temel bileşenden oluşur: (i) tanıyıcı bölüm; (ii) tanıyan ile tanınan arasındaki etkileşimi elektrik sinyaline çeviren “çevirici”; (iii) elektronik bölüm. Biyosensörün tanıyıcı tabakasına sabitlenmiş “tanıyan” ile tayini gerçekleşecek olan “tanınan” arasında, sensör yüzeyinde bir etkileşim oluşur. Bu etkileşim sonucunda oluşan değişiklik, örneğin bir elektrokimyasal değişikliğe neden olur. Alternatif olarak etkileşim sonucu ısı çıkışı veya ısı kaybı olur, optik özellikler değişir veya kütle değişimi gözlenir. Cihazdaki “çevirici” birimi bu değişimi algılar ve elektrik sinyaline çevirir, bu da elektronik bölüm tarafından değerlendirilir ve sayısal olarak okunabilir verilere dönüştürülür. Yüzey plazmon rezonans (SPR) biyosensörleri, sensör yüzeyi üzerindeki optik değişimleri algılayan, optik çevirici temelli bir biyosensör çeşididir. Bizim geliştirdiğimiz biyosensör düzeneğinde (Nano Letters 2010), fonksiyonel polimerik nanoçubuk dizilimleri dalga-klavuzu görevi görmekte ve geleneksel biyosensörlere nazaran 7.5 kat daha hassas sonuçlar vermektedir. İleriye dönük planımız nanoçubuk dizilimli sensör platformumuzun hassalığının yanı sıra seçiciliğnin de artttırılmaıs ve maliyetinin düşürülmesidir.
İlgili Projeler
 "Moleküler Baskılı Polimerik Nanoçubuk Dizilimlerinin Entegre Elektrik-Mekanik-Optik Biyotarayıcı Uygulamaları Için Tasarım Ve Üretimi", TUBITAK 1001, 2013-2016. 
 "Effect of Hard-Confinement on Soft Matter", Max-Planck Society Partner Group Grant, 2013-2016.
Öğretim Üyeleri
Yrd. Doç. Dr. Hatice Duran
İyon kanalları sinir ve kas hücrelerinde elektrik sinyallerinin iletilmesini sağlar. İyon kanallarının çevresel ya da genetik nedenlerle düzgün çalışmaması birçok hastalıkların kaynağıdır. Dolayısıyla iyon kanallarının işleyişlerinin moleküler düzeyde anlaşılması, nöroloji, fizyoloji ve ilaç biliminde en önemli problemlerden biridir. İyon kanalları için tabiat, etkili, seçici ve gereksinimleri karşılayan zengin bir toksin kütüphanesi sunmaktadır. İlaç tasarımında laboratuar çalışmalarıyla bilgisayar simülasyonlarını birleştirmek, süreci daha da zenginleştirilebilir. Kapasite ve hız olarak yüksek performanslı bilgisayarların gelişimiyle proteinlerin moleküler seviyedeki simülasyonlarını ve ligandlarla etkileşimini doğru olarak incelemek mümkündür. Bu gücü kullanarak kanal, taşıyıcı ve reseptörlere toksin bağlanmasını hesapsal olarak çalışmak suretiyle toksin peptitlerinden yeni ilaçlar geliştirilmesi hedeflenmektedir.
Öğretim Üyeleri
Prof. Dr. Turgut Baştuğ
Tatlı su kaynakları tüm yaşam ve insan aktiviteleri için en gerekli, sürdürülebilir gelişim içinse öncül koşuldur. Dünya yüzeyinin %70'i sularla kaplı olmasına rağmen, içilebilir tatlı su miktarı bunun yalnızca %0.7'sidir. Desalinasyon, tuzsuzlaştırmaktır. Suda mevcut tuzu, mineralleri ve diğer safsızlıkları gidererek; içme, sulama, kullanma amaçlı su elde edilmesini hedefleyen proseslere genel olarak desalinasyon prosesleri adı verilir. Üç tarafı denizlerle çevrili olan ülkemiz, desalinasyon sisteminin hayata geçirilmesine son derece uygundur. Desalinasyon sayesinde mevsimsel etkenler yüzünden veya küresel ısınma nedeniyle tatlı su kaynaklarındaki azalmanın olumsuz etkisi ortadan kaldırılabilecektir.
İlgili Projeler
 "Su arıtım sistemleri için yeni yüksek teknolojili ultrafiltrasyon ve ters ozmos zarlarının hazırlanması ve test edilmesi", TÜBİTAK TBAG 108T099, 2008-2010.
Öğretim Üyeleri
Doç. Dr. Mehmet Sankır
Günümüzde plastik malzeme tüketimi hızla artmakta olup, bu tüketim sonucunda oluşan atıklar ciddi boyutta çevre kirliliğine neden olmaktadır. Bu sorunun üstesinden gelmek ve depolama, yakma yöntemlerinin dezavantajlarından kurtulmak için plastiklerin katalizörsüz veya katalizörlü ortamda ısı yoluyla parçalanarak monomerlerine, çeşitli yakıtlara ve/veya petrokimya sanayi için gerekli olan kimyasallara dönüştürülmesi, plastik atıkların oluşturduğu kirlilik probleminin çözümü için diğer yöntemlere alternatif olarak düşünülmekte, bu dönüştürmenin daha verimli olabilmesi için tepkime ortamında kullanılacak yeni nesil katalizörlerin (nanokatalizörler) sentezlenmesi hedeflenmektedir.
Öğretim Üyeleri
Yrd. Doç. Dr. Zeynep Obalı
NF1 (Nörofibromatosis tip 1) ilişkili tümörlerin moleküler biyolojisinde önemli olan Ras sinyal iletim yolağını etkileyen ve ilaç hedefi olabilecek moleküllerin (APP - Amyloid Precursor Protein, Coronin 1A ve CXCR4 gibi) bu tümörlerdeki ekspresyonları ve NF1 moleküler patolojisindeki yeri araştırılmaktadır.
Öğretim Üyeleri
Prof. Dr. Şükriye Ayter
Proteinleri kodlayan yapısal genlerin plasmid vektörlerine klonlanması ve bu plasmidlerin prokaryotik ya da ökaryotik hücrelere aktarımı (transformasyon ve transfeksiyon) yoluyla hücrelerde rekombinant proteinler üretilebilir. Rekombinant proteinler saflaştırılarak kullanılabileceği gibi, hücre içindeki yerleşimi, aktivitesi vb özellikleri incelenebilir. Normal ya da hastalıklara özgü defektli proteinler üretilerek yapısal ve işlevsel açıdan karşılaştırılabilir.
Öğretim Üyeleri
Prof. Dr. Şükriye Ayter, Prof. Dr. Ediz Demirpençe
Proteinler, bulundukları biyolojik ortamdan yapılarına özgü farklı yöntemler kullanılarak saflaştırılabilir ve saflaştırılan proteinin yapısal ve işlevsel özellikleri tanımlanabilir. Söz konusu protein bir enzim olduğunda bilinen substrat(lar)ı kullanılarak kinetik özellikleri tanımlanır. Farklı inhibitörlerin enzimin aktivitesi ve kinetik davranışına etkileri incelenerek inhibisyonun tipi belirlenir. Enzimler üzerinde aktiviteyi arttırıcı (aktivatör) ya da azaltıcı (inhibitör) etkiye sahip moleküller potansiyel ilaç adayı olarak değerlendirilebilir.
Öğretim Üyeleri
Prof. Dr. Ediz Demirpençe
Üç boyutlu anatomik modelleme, seri kesitler, seri radyolojik görüntüler veya lazer tarayıcıyla yüzey taramasını takiben elde edilen ham modellerin birçok ek aşamadan geçirilmesiyle bilgisayar destekli eğitim veya araştırmada kullanılacak dijital modellerin oluşturulmasıdır.
Öğretim Üyeleri
Prof. Dr. Ayşe Beliz Taşçıoğlu, Doç. Dr. Selçuk Tunalı
Hiperbarik oksijenasyonun, çeşitli egzersiz modellerinin ve Platelet Aktive Edici Faktörün (PAF) hücresel oksidatif stres ve antioksidan savunma mekanizmalarına etkilerinin araştırılması.
Öğretim Üyeleri
Prof. Dr. Behice Gülseli Yıldırım
İzole perfüze organ çalışmaları, özellikle düz kas kontraktilitesini etkileyen çeşitli faktörlerin hücresel düzeyde etki mekanizmalarının araştırılması.
Öğretim Üyeleri
Prof. Dr. Behice Gülseli Yıldırım
Plastinasyon, her türlü biyolojik dokudaki hücre içi ve hücrelerarası suyun özel yöntemler kullanılarak polimer ile yer değiştirilmesi esasına dayanan eşsiz bir doku koruma yöntemidir. İşlem sonunda plastik hale gelen örnek, uzun yıllar eğitim ve araştırmada kullanılabilmektedir.
Öğretim Üyeleri
Prof. Dr. Ayşe Beliz Taşçıoğlu, Doç. Dr. Selçuk Tunalı
İskemi-reperfüzyon durumları ile, travma ve benzeri patolojik durumlarda oksijen radikalleri ve reaktif nitrojen türlerinin yapımında değişiklikler olur. Bu reaktif türlerin biyolojik moleküllere etkileri, buna bağlı olarak dokularda gelişen oksidatif hasar, nötrofil infiltrasyonu, antioksidan savunma sisteminde ve proinflamatuvar/antiinflamatuvar sitokin düzeylerindeki değişimler, bazı doğal ya da sentetik bileşiklerin antioksidan savunma mekanizmalarına etkileri bu kapsamda incelenebilir.
Öğretim Üyeleri
Prof. Dr. Ediz Demirpençe, Prof. Dr. Gülseli Yıldırım
Ambalaj ürünü tüketiciye güvenli, sağlıklı ve cazip bir biçimde ulaştırmanın yanısıra, tasarımı ile markanın tanınırlığının artmasında, ürünün tanımlanmasında ve tüketicide alma isteği oluşturma da önemli rol oynamaktadır. Bölümümüzde bu konuda tasarımlar yapılmakta ve üretilmektedir.
Öğretim Üyeleri
Yrd. Doç. Dr. Bülben Yazıcı
Günümüzde akıllı sistemler, günlük yaşamın bir parçası olmaya başlamıştır ve teknoloji insan davranışlarını olumlu biçimde değiştirmeye yönelik olarak kullanılmaktadır. Bu kapsamda, sistem tasarımı içindeki akıllı ürünler, bu ürünlerin kullanıcı ile ilişkisi, etkileşimi ve kullanıcıların pozitif ürün deneyimi, farklı ürünler ve sistemler bazında araştırılmaktadır.
İlgili Projeler
 Çok Ağır Yükler İçin Taşıma Aparatı Tasarımı, Roketsan A.Ş., 2013
 Helikopter Görev Planlama Konsolu Tasarımı, Savunma Teknolojileri ve Mühendislik A.Ş., 2013
 Modem Tasarımı, Turkcell, 2012
Öğretim Üyeleri
Yrd. Doç. Dr. Armağan Kuru, Yrd. Doç. Dr. Ali Emre Berkman
Elektrikli araç üretimi günümüzde önemli bir araştırma alanı haline gelmiştir. Bölümüzde de bu amaçla, fabrikalardaki işleyişe ve üretime uygun elektrikli araç tasarımı ve üretimi çalışmaları yürütülmektedir.
Öğretim Üyeleri
Öğr. Gör. Ekrem Çağlar Şahin
Üretim yöntemleri ve teknolojinin ilerlemesi ile hemen her türlü işleve ve görünüme sahip ürün üretilebilmektedir. Günümüzde endüstriyel tasarım tasarımcının hayal gücü ile sınırlıdır ancak bu tasarımların kullanıcıyla dost olması, kolay kullanılması ve kullanım esnasında kullanıcıyı rahat ettirmesi tasarımların ergonomik ve kullanılabilir olmasına bağlıdır. Bu amaçla bölümümüzde ergonomik değerlendirme ve kullanılabilirlik çalışmaları yürütülmektedir.
İlgili Projeler
 Çok Ağır Yükler İçin Taşıma Aparatı Tasarımı, Roketsan A.Ş., 2013
 Helikopter Görev Planlama Konsolu Tasarımı, Savunma Teknolojileri ve Mühendislik A.Ş., 2013
 Modem Tasarımı, Turkcell, 2012
Öğretim Üyeleri
Yrd. Doç. Dr. Aydın Öztoprak, Yrd. Doç. Dr. Ali Emre Berkman, Yrd. Doç. Dr. Armağan Kuru
 
Biyomimikri'nin Tasarımdaki Yeri ve Önemi” konusunda eğitsel web portal hazırlanması ve yaygınlaştırılmasına yönelik faaliyetler gerçekleştirilmektedir.
İlgili Projeler
 BIOFORENT "Biomimicry for Entrepreneurs" Avrupa Birliği Erasmus + programı Ana Eylem 2: Yenilik ve İyi Uygulamaların Değişimi için İşbirliği Proje Başvurusu
Öğretim Üyeleri
Yrd. Doç. Dr. Bülben Yazıcı
Teknolojinin giderek mobil hale gelmesiyle, artık giyilebilir teknolojiler de hayatın bir parçası olmaya başlamıştır. Bu kapsamda, giyilebilir teknolojik ürünlerin kullanıcı ile ilişkisi, etkileşim tasarımı ve kullanıcıların algısı araştırılmaktadır.
Öğretim Üyeleri
Yrd. Doç. Dr. Armağan Kuru
İlkokul sınıf ortamının ve mobilyaların öğrencilere uygunluğunun araştırılması ve uygun tasarım önerilerinde bulunulması üzerine araştırmalar yapılmaktadır.
Öğretim Üyeleri
Öğr. Gör. Ekrem Çağlar Şahin
Herhangi bir fikrin ürüne dönüşmesi ürün geliştirme süreci sonunda mümkün olmaktadır. Ürün geliştirme süreçleri göreceli olarak pahalı ve yavaş süreçlerdir ve bu süreçleri hızlandırmak amacıyla bilgisayar destekli tasarım yazılım ve donanımları ağırlıklı olarak kullanılmakta ve bu araçların farklı uygulamaları araştırılmaktadır.
İlgili Projeler
 Raylı Sistemler Kavramsal Tasarım Projesi, ASELSAN A.Ş., 2013
 Fototerapi Cihazı Tasarımı, Medikal Ürünler Tasarım Merkezi, 2012
 “Medikal Ürün Tasarım Merkezi”, Ankara Kalkınma Ajansı, 2012, Bütçe: 271.700
Öğretim Üyeleri
Yrd. Doç. Dr. Aydın Öztoprak, Öğr. Gör. Ekrem Çağlar Şahin
Son yıllarda, teknolojinin kişisel sağlık alanında kullanımı yaygınlaştıkça, sağlık araştırmaları, tasarımda disiplinler arası çalışmaların odak noktalarından biri olmuştur. Bunlar çoğunlukla teknoloji yoluyla farkındalık yaratma ve insanları sağlıklı olmaya teşvik etme yönünde davranış değişikliğine yönlendirmeyi hedefleyen araştırmalar veya tasarımlardır.
Öğretim Üyeleri
Yrd. Doç. Dr. Armağan Kuru
Medikal Ürün sektöründe ülkemiz %85 oranında ithalata bağımlıdır. İleri teknoloji, kullanım kolaylığı ve estetik unsurları barındıran bu sektörde ülkemiz üreticilerine bilimsel katkı sağlamak ve ürün geliştirme adımlarına yol göstermek amacıyla medikal ürün geliştirme çalışmaları yapılmaktadır.
İlgili Projeler
 Sıvı İlaç Hazırlama Cihazı Tasarımı, Santek Sağlık, 2013
 Hidrojen Peroksit Sterilizatör Tasarımı, Stericool, 2013
 Santrifüj ve Santrifüj Kilitlenme Mekanizması Tasarımı, NÜVE Tıbbi Cihazlar, 2013
 “Medikal Ürün Tasarım Merkezi”, Ankara Kalkınma Ajansı, 2012, Bütçe: 271.700
 Fototerapi Cihazı Tasarımı, Medikal Ürünler Tasarım Merkezi, 2012
 Ameliyathane Lavabosu Tasarımı, Royal Tıbbi Cihazlar, 2012
Öğretim Üyeleri
Yrd. Doç. Dr. Aydın Öztoprak
Günümüzde kullanıcı araştırmaları endüstriyel tasarımın önemli bir parçası haline gelmiştir. Bu amaçla bölümümüzde, kullanıcıların ürünleri nasıl algıladığı, nasıl kullandığı ve nasıl kullanmak istediği ile ilgili araştırmalar yürütülmektedir.
Öğretim Üyeleri
Yrd. Doç. Dr. Armağan Kuru, Yrd. Doç. Dr. Ali Emre Berkman
Firmaların tasarımın kattığı artı değeri fark etmesi ile tüketiciyi tanıma ve yakalama çalışmaları rekabetçi ortamda fark yaratmaktadır. Tüketici deneyimi tasarımcı ve tüketiciyi ürün üzerinden bir araya getirerek anlama, ölçme, tasarlama ve strateji geliştirme konusunda araştırma yapmaktadır.
Öğretim Üyeleri
Yrd. Doç. Dr. Bülben Yazıcı